YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMU YENİ YASA TASLAĞI ÖNCESİNDE ÖNERİLER

Pedagoji Derneği olarak çocukların ruh sağlığını korumak ve onların daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla birçok çalışma yapıyoruz. Çocuk üzerine yapılan çalışmaları izlemek ve üreticilerle görüşlerimizi paylaşmak yaptığımız işlerden bir diğeridir. Kendimize misyon edindiğimiz bir görevimiz de kurumsal ya da bireysel olarak alınan kararlarda; yasalarda, yönetmeliklerde veya tüzüklerde çocukların da dikkate alınmasını sağlamaktır.

Üniversitelerin ilk bakışta, artık çocukluktan çıkıp gençliğe adım atmış kişilere hitap ettiği düşünebilir. Ancak çocukların dünyasında üniversiteleri daha küçükken var etmek, üniversitelerin neler yaptığını çocuklara tanıtmak bizce YÖK’ün görevleri arasında olmalıdır. Bu amaçla yeni YÖK yasa taslağının hazırlık sürecinde Pedagoji Derneği olarak Yüksek Öğretim Kurumu’ndan beklentilerimizi hem ilgili kurum hem de kamuoyu ile paylaşmayı bir borç biliyoruz. Yüksek Öğretim Kurumu’ndan beklentilerimiz kısaca aşıdaki gibidir:

  1. ÜNİVERSİTELERDE PEDAGOJİ BÖLÜMLERİ AÇILSIN

Ülkemizde çocuğa yönelik yapılan çalışmalar her geçen gün artmaktadır. Şehirleşme ile birlikte çocuk dünyasında görülen ruhsal sorunlar hızlı tırmanış göstermiştir. Dünyanın birçok ülkesinde çocuk çalışmalarına danışmanlık yapmak, çocuk ruh sağlığı konusunda uzman yetiştirmek amacıyla Pedagoji Bölümü lisans ve yüksek lisans düzeyinde bulunmaktadır. Ülkemizde ise maalesef halen bir pedagoji bölümü bulunmamaktadır. Çocuk konusunda üretilen çizgifilm, reklam, kitap ve müzik albümü gibi çalışmalar bu konuda özel yetiştirilmiş uzmanların olmaması nedeni ile yeterince çocuk açısından değerlendirilememektedir. Bununla birlikte adliyelere pedagog sıfatı ile uzman alınmakta, ancak bu uzmanların çocuk konusunda uzmanlaşıp uzmanlaşmadığı kendi inisiyatiflerinde kalmaktadır. Kimi psikolojik danışmanlık ve psikoloji bölümü uzmanları kendilerini pedagog olarak tanımlamakta, ancak bu tanımın lisans ya da yüksek lisans düzeyinde bir karşılığı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle pedagog sıfatı çok rahat bir şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca Avrupa’da pedagoji alanında lisans eğitimi almış öğrenciler, yüksek öğretim kurumundan denklik alırken zorlanmakta, çünkü aldıkları eğitimin eşdeğer programı ülkemizde bulunmamaktadır. Tüm bu karışıklıkları gidermek ve çocuk dünyası ve ruh sağlığı konusunda uzmanlar yetiştirmek amacıyla öncelikli olarak yüksek lisans düzeyinde sonrasında ise lisans düzeyinde pedagoji bölümlerinin acilen kurulması bizce gerekli görülmektedir.

  1. ÇOCUK ÜNİVERSİTELERİ YAYGINLAŞTIRILSIN

Çocuk Üniversitesi kavramı dünyamız için yeni bir kavramdır. Ülkemizdeki mazisi ise 4 yılı bulmaktadır. Çocukların üniversite ortamı ve bilimle buluşması açısından bu üniversitelerin önemi büyüktür. Bu nedenle derneğimiz kısa süre içerisinde ülkemizdeki tüm üniversitelerin “Çocuk Üniversitesi” bölümünü açmasının taraftarıdır. Bir plan dâhilinde üniversitelerimizin bulunduğu illerde çocuk üniversitelerin yaygınlaştırılması, bilime merak duyan çocukların yetişmesinin kapılarını açacaktır. Bununla birlikte bu üniversitelerin sadece yaz dönemlerinde değil, tüm sene boyunca hizmet vermesi yerinde olacaktır. Üniversitelerde uygulanan programların çeşitlendirilmesi, çocuklar için zenginleştirilmesi ve üniversiteler bünyesinde çocuklara özel sınıflarının kurulması bu üniversitelerin işlevini arttıracaktır.

  1. ÜNİVERSİTELER ÇOCUKLARA YAKINLAŞSIN

Günümüzde çocuklarla üniversiteler arasında büyük mesafe bulunmaktadır. Çoğu çocuk lise dönemine kadar bu kavram hakkında fikir sahibi olamamaktadır. Çocukların dünyasında üniversite yok gibidir. Bu aradaki mesafenin kapatılması için çalışmalar yapmak hepimize düşen görevler arasındadır. Üniversitelerde yılın ya da ayın bazı günlerini “Çocuk Günü” ilan ederek üniversite kapılarını çocuklara açmak, yapılan çalışmaları onlara aktarmak, okulların üniversiteyi ziyaret etmelerini sağlamak, geleceğin bilim adımlarını yetiştirmede güzel bir ilk adım olabilecektir. Aynı şekilde üniversitelerde çocuk şenlikleri düzenlemek, çeşitli yarışmalar yapmak, üniversite salonlarını çocuk etkinliklerinde kullanmak üniversitelerin çocuklar ile buluşmasına zemin hazırlayacaktır.

  1. ÜNİVERSİTELERDE ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUKLAR İÇİN ÖZEL EĞİTİMLER OLSUN

Ülkemiz nüfusunun % 2’lik kısmının üstün zekâlı olduğu bilinmektedir. Ne var ki, şu ana kadar günümüzde üstün zekâlı çocuklara yönelik yapılan eğitim çalışmaları kısıtlı kalmıştır. Üniversiteler bu çocukları eğitmek için ideal yerlerden biridir. Açılacak olan çocuk üniversitesinde üstün zekâlılar için birimler kurmak, bulunulan ildeki üstün zekâlı çocukların tespitini yapmak, bu çocuklar için özel eğitim programları geliştirmek, çocukları eğitime almak ve onlarla birlikte çeşitli araştırma projeleri yürütmek üniversitelerin görevlerinden biri olmalıdır.

5) ÜNİVERSİTEYE VE İMKÂNLARINA ULAŞIM KONUSUNDA FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN YENİ TEDBİRLER ALINSIN

Ülkemizin herhangi kırsal bir bölgede doğan ve kısıtlı eğitim imkânları içinde büyüyen çocuklarla, büyük şehirlerde geniş eğitim ve kültür imkânları arasında büyüyen çocukların üniversiteye ulaşma ve üniversitelerden eğitim alma konusunda eşit fırsatlara sahip olması şüphesiz tüm eğitimcilere düşen bir görevdir. Türkiye’nin merkezi yerleşimin bulunduğu tüm yerlere üniversiteler açmak, Türkiye’nin her kesiminde bulunan üniversitelerin akademik kadro, kütüphane, fiziki şartlar açısından belli bir standartta olmasını sağlamak YÖK’ün ana görevlerinden biri olmalıdır. Çünkü bu ülkenin her köşesinde doğan çocuk bizim çocuğumuzdur ve isteyen her çocuğun üniversite eğitimi alması onun en doğal hakkıdır.

Derneğimiz özetle YÖK’ten 5 temel alanda çalışmalar yapmasını istemektedir. Bunlar çocuk üniversiteleri, üniversitelerin çocuklarla yakınlaştırılması, üstün zekalı çocuklar için özel programların geliştirilmesi, tüm çocuklara yönelik fırsat eşitliği sağlanması ve Pedagoji Bölümlerinin en kısa zamanda açılmasıdır.

6) ÜNİVERSİTELER ÇOCUKLAR İÇİN DAHA FAZLA SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ YÜRÜTSÜN

Ülkemizde oldukça çok korunmaya muhtaç çocuk vardır. Sokak çocukları, bağımlı çocuklar, terk edilmiş çocuklar, öksüz-yetim çocuklar, işçi çocuklar, istismara maruz kalmış çocuklar, intihar girişiminde bulunan çocuklar, engelli çocuklar, travmaya maruz kalmış çocuklar korunmaya muhtaç çocuklardır. Bu çocuklara yönelik tüm kamu-kurum ve kuruluşlarının çalışma yapması toplumsal bir görevdir. Pedagoji Derneği olarak topluma yol gösterici birimlerin başında üniversiteleri görüyoruz. Bu nedenle üniversitelerden çocuk gündemli daha fazla araştırma, sosyal sorumluluk projesi bekliyoruz. YÖK’ün bu konuda üniversiteleri teşvik etmesi, üniversiteler bünyesinde korunmaya muhtaç çocuklara yönelik çalışmalar yürüten birimlerin olması, en büyük temennimizdir.

Derneğimiz özetle YÖK’ten 6 temel alanda çalışmalar yapmasını istemektedir. Bunlar çocuk üniversiteleri, üniversitelerin çocuklarla yakınlaştırılması, üstün zekalı çocuklar için özel programların geliştirilmesi, tüm çocuklara yönelik fırsat eşitliği sağlanması, üniversitelerin çocuklara yönelik daha fazla proje üretmesi ve Pedagoji Bölümlerinin en kısa zamanda açılmasıdır.

Saygılarımızla…

Yazının PDF Halini İndirmek İçin Tıklayınız.

Pedagoji Derneği
Dünyamızda Çocuk Var!

pedagoji derneği