TARİHÇEMİZ

Türkiye’de cemiyetlerin kurulması Osmanlı’da meşrutiyet dönemine dayanır. 1909 yılı 353 sayılıCemiyetler Kanunu ile derneklerin açılmasına izin verilmiş ve çalışma şekli belirlenmiştir. Cumhuriyet’in kurulmasının ardından 743 sayılı Medeni Kanun ile derneklerin çalışma şekli yeniden düzenlenmiştir[1].1938 yılında çıkan 3512 sayılı Cemiyetler Kanunu ile dernek kurulması zorlaşmıştır. Ancak çok partili hayata geçişle birlikte 1946 yılında 4919 sayılı kanun ile cemiyet kurmak daha kolay hale getirilmiştir[2]. Bu kanundan sonra ülkemizde kurulan cemiyetlerin sayısı hızla artmaya başlamıştır. Pedagoji Cemiyeti bu serbestlik döneminin ardından kurulan ilk büyük cemiyetlerden biridir. Pedagoji Cemiyetiülkemizin öncü eğitimcilerden Ali Haydar Taner ve 13arkadaşınıngirişimi ile 7 Ekim 1948 yılında İstanbul’da kurulmuştur[3].

Cemiyet“Türkiye’de Pedagoji zihniyetinin gelişmesine, yayılmasına ve yerleşmesine hizmet etmek” amacı ile kurulmuş ve bu çerçevede kendine 6 hedef belirlemiştir[4]:

  1. Aileler ve mekteplerde modern terbiye ve eğitim metotlarını yaymak
  2. İleri memleketlerdeki terbiye ve öğretim yeniliklerini takip edip memlekete tanıtmak
  3. Bu yenilikleri milletimizin ictimai yapısına, kültürüne ve ihtiyaçlarına uygun şekilde tatbik etmek imkanlarını araştırmak
  4. Türkiye’de şimdiye kadar neşredilmiş olan pedagoji, psikoloji, sosyoloji ve felsefe eserlerini (değerlerini belirtmek suretiyle) tanıtmak ve bundan sonra neşredilecek eserlerin iyi ve kusurlu taraflarını göstererek ilgilileri aydınlatmak
  5. Sosyoloji ve psikoloji bakımından memleket realitesini tetkik etmeğe ve Türk milletinin felsefi meseleleri ile terbiye tarzları üzerinde ilmi bir şekilde araştırmalarda bulunmağa çalışmak
  6. Memleketin aktüel terbiye meseleleri üzerinde ilgili mercilere mütalaa bildirmek ve hal şekli hakkında istekte bulunmak

Cemiyet bu hedeflere aşağıdaki vasıtaları kullanmaya karar vermiştir[5]:

  • Türkiye’de terbiye ve öğretime dair orijinal eserlerin yayılmasını teşvik etmek ve yaymak
  • Pedagoji klasiklerinin ve hülasalarının Türkçe’ye çevrilmesini ve yayılmasını teşvik etmek
  • Türk ve İslam dünyasındaki kültür tarihi ve hareketlerini göz önüne alarak bir pedagoji ansiklopedisi hazırlamak ve neşretmek
  • Cemiyete aza olanları ve olmayanları aydınlatmak maksadıyla konferanslar vermek
  • Çocukların terbiyesi içinde zorluklarla karşılaşan ana babalara yardım etmek ve meslek seçimi hususunda ailelere hizmette bulunmak üzere danışma bürosu açmak
  • Cemiyetin kendi gayelerine uygun olan yazıları birinci planda ihtiva etmek üzere bir pedagoji mecmuası neşretmek
  • Modern pedagoji prensiplerini gerçekleştirecek tecrübe mektepleri ve kurslar açmak ve bunları desteklemek.

Pedagoji Cemiyeti ilk olarak Eminönü Halkevi’nde İstanbul Muallimler Birliği’nin özel dairesinde faaliyetlerini yürütmüştür. Ancak zamanla Muallimler Birliği çekilince Halkevi binayı kendileri için kullanmaya karar vermiştir. Cemiyet bir süre yersiz kalmış sonrasında cemiyet üyelerinden Adnan Tuna’nın Aksaray’da Atatürk Bulvarı’nda postane karşısında 88 numaralı Tuna Dersevi’nin bir odasında faaliyet göstermeye başlamıştır. Bu sıralarda ilmi encümenler çalışmaları için İstanbul Erkek Lisesi’ni kullanmıştır[6].Cemiyet ilk yılında bir de Pedagoji Ansiklopedisi çıkarmak için çalışmalar yapmıştır. Aynı şekilde bir Pedagoji Kütüphanesi oluşturulması hedeflenmiş ve ilk yıl bağışlarla bu kütüphane için 301 kitap toplanmıştır[7]. Bir yıl içinde üyelik çalışmaları ile cemiyetin üye sayısı 110’a ulaşmıştır[8].

İkinci yıl geride bırakıldığında cemiyet 135 üyeye ulaşmıştır. Bu üyelerin 68’i İstanbul, 29’u Ankara ve geri kalanları ise Türkiye’nin 20 ili ve kasabasına yayılmış durumdadır[9]. İkinci yılda cemiyet eğitimcilere ve öğretmenlere yönelik 9 adet konferans vermiştir. Bu başlıklar şöyledir: Telkin ve Eğitim (Ali Haydar Taner), Çocuk ve Cemiyet (Hilmi Ziya Ülken), Öğretim ve Eğitimde Başarı Şartları (Ali Rıza Korap), Suçlu Çocuklar (Münir Raşit Öymen), Türk Pedagojisinin Ana Meseleleri (Dr. Ziya Somar), Mizaç ve Karakter (Ali Haydar Taner), Çocuk Hakları (Münir Raşit Öymen), Kültür ve Terbiye (Dr. Mümtaz Turhan) ve Modern Anaokulları’dır (Hüviyet Bekir Örs)[10]. Bu konferanslardan Telkin ve Eğitim ile Modern Anaokulları cemiyet yayını olarak kitaplaştırılmıştır. İkinci yıl sonunda kütüphanedeki eser sayısı 350’ye çıkmıştır[11]. Yine bu yıl içinde cemiyet binası Aksaray’daki Tuna Dersevi’nden Çapa’daki Yüksek Öğretmen okul binasının içine taşınmıştır.

Cemiyet üçüncü yılında bir önceki 9 konferansına ek olarak beş konferans daha vermiştir. Bunlar Eğitimde Aktif Metod, Okullarda Resim Öğretimi, Okul Psikologu, Öğretmen ve Öğrenci Münasebetleri ve Çocuklara Psikolojik Yardım başlıkları adı altında yapılmıştır[12]. Yine bu yıl içinde 28-28 Aralık 1951 tarihlerinde Çapa Eğitim Enstitüsü konferans salonunda 2 günlük bir mesleki kongre düzenlenmiştir. Bu kongreye toplamda 250 kişi katılmıştır. Buna ek olarak yine bu yıl içinde İstanbul Radyo Müdürlüğü ile anlaşılmış ve cemiyetin ilk yayını Nahit Tander ile bir babanın sorularından oluşmuş ve bu yayın 29 Aralık 1951’de gerçekleşmiştir[13]. Bu yıl içinde var olan yayınlara 3 kitap daha eklenmiştir. Bunlar: Bugünün Ahlak Terbiyesi Meseleleri, Yeni Okulda Öğretmen ve Öğrenci ve Çocuklara Psikolojik Yardım kitaplarıdır[14]. Yine bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı cemiyete 400 liralık bir yardımda bulunmuştur[15].

Dördüncü yıl cemiyetin aza sayısı 150’ye ulaşmış ancak vefat edenler ve ayrılanlarla 140’ta kalmıştır[16]. Bu yıl içinde cemiyet Cağaloğlu Mahmutpaşa Ortaokulu ve Fatih Gelenbevi Ortaokulu’nda 6 konferans daha düzenlemiştir. Çocuk ve Gençlik Cinayetleri (Münir Raşit Eymen), Mizaç ve Karakter (Ali Haydar Taner), Pedagojide Sistemsizlik ve Sistemcilik (Dr. Ziya Somar), Aktif Metodun Psikolojik Esasları (Halis Özgü), Mesleğe Yönelme (Rüştü Ultav) ve Çocuk Terbiyesinin Esasları (Münir Raşit Öymen) başlığında düzenlenmiştir[17]. Cemiyet ikinci mesleki kongresini dördüncü yılında 24-25 Aralık 1952 yılında gerçekleştirmiştir[18]. Bu kongrede ana gündem kimsesiz çocuklar olmuştur. Kayıtlardan anlaşıldığı kadarı ile cemiyetinkurucu başkanı olan Ali Haydar Taner vefat tarihi olan 1956 yılına kadar cemiyetin başkanlığını yürütmüştür[19]. Ali Haydar Taner’in başkanlığı döneminde 12 kitap yayınlanmış ve dört kongre yapılmıştır. Dördüncü kongrede Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerden Ahmet Hamdi Tanpınar ve Behçet Kemal Çağlar konuşmalar yapmıştır[20].

Aradan 16 yıl geçtikten sonra 1964 yılında cemiyet ilk dergisini çıkarmıştır. Üç ayda bir çıkarılması hedeflenen bu derginin ilk sayısında belirtildiği üzere üye sayısı 1964’e kadar 80’e ulaşan cemiyetin konferans sayıları 105’e ulaşmıştır. Cemiyet bünyesinde yayınlanan kitap sayısı ise 12’ye çıkmıştır[21]. Pedagoji Cemiyeti Dergisi 12 sayı olarak yayınlanmış bu dergide birçok yerli ve yabancı eğitimbilimci ile birlikte Abdi İpekçi, Gülten Dayıoğlu gibi isimlerin yazıları yayınlanmıştır[22]. Yine bu yıla kadar düzenlenen mesleki kongre sayısı 12’ye ulaşmıştır. İlk 10 kongre İstanbul’da yapılırken, onbirinci kongre Bursa’da, onikinci kongre ise Adapazarı’nda yapılmıştır. Önceleri iki gün şeklinde yapılan kongreler sonraları 4-6 gün süre ile yapılmıştır[23]. Sonraki yıllarda Eskişehir ve İzmit’te de kongreler yapılmıştır. 1965 yılında cemiyetin başkanlığına Muvaffak Uyanık seçilmiş onun döneminde 1966 yılında her ilde temsilcilik açmaya niyetlenmiş ve bu yıl içinde Adapazarı, Adıyaman, Amasya, Ankara, Bingöl, Eskişehir ve Kars illeri için temsilciler belirlenmiştir[24]. 1970 yılında yapılan genel kurulda başkanlığa Hikmet Dağlıoğlu getirilmiş, Muvaffak Uyanık ise ikinci başkan olmuştur[25].

1970 darbesi sonrasında 2 Aralık 1972 yılında 1630 sayılı Dernekler Kanunu yasalaşarak yürürlüğe girmiştir. Bu yıldan sonra Pedagoji Cemiyeti, Pedagoji Derneği olarak hayatına devam etmiştir. Bu dönem sonrasında derneğin önde gelen ismi Ali Rıza Korap olmuştur. Dergi yayınına ara veren dernek, 1974 yılında yeniden Ali Rıza Korap öncülüğünde Pedagoji adı ile bir dergi çıkarmaya başlamıştır[26]. Bu dergi 12 sayı olarak yayınlanmış, sonrasında yayın hayatına devam edememiştir. Her bir sayıda Türkiye’de eğitim hayatına katkı sağlayan önemli eğitimcilerden birisi kapak konusu olarak belirlenmiştir.

Ancak 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında siyasi partiler, sendikalar ve dernekler kapatılmış ve varlıklarına devletçe el konulmuştur. 6 Ekim 1983 yılında yürürlüğe 2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun geçici birinci maddesi gereği derneklerin 6 ay içinde tüzük tadilatı yapmaları halinde derneklerin faaliyetlerine geri dönebilecekleri belirtilmiştir. Ancak Pedagoji Derneği bu süre içinde yeniden faaliyete geri dönmemiş ve feshedilmiştir.

Yıllar 2011’i gösterdiğinde 1948’de yola çıkan ve çocuğu düşünen güzel insanlar gibi Türkiye’de çocuklarla ilgili alanda çalışmalar yapmış çeşitli uzmanlar bir araya gelerek bir dernek kurmak istemişlerdir. Bu kurucu ekip Pedagoji Derneği isim olarak, Mehmet Teber’i de başkan olarak belirleyerek 3 Ekim 2011 tarihinde Dünya Çocuk Hakları Günü’nde faaliyetlerine başlamıştır. Yıllar öncesine dayanan bir geçmişte kendileri ile aynı hedefleri güden büyüklerin olduğunu öğrenmek kurucu ekibi oldukça mutlu etmiştir. Önceleri Eyüp’te bir anaokulu binasını kullanan derneğimiz, sonraki yıllarda Şirinevler’de bir ofiste hizmet vermiş, 2017 yılında ise Florya’daki kendi yerine taşınmıştır. Derneğimiz 2011 yıllı tüzüğünde kuruluş amacını çocuk ruh sağlığı konusunda ortak bir fikir inşa etmek; çocukların anlaşılması ve eğitilmesi konusunda doğru yöntemler geliştirmek ve bu konuda bir bilinç oluşturarak aile bütünlüğüne katkı sağlamak; çocuk haklarına sahip çıkmak ve bu hakların savunuculuğunu yapmak; çocuklar için üretilen her türlü üründe çocuk psikolojisinin dikkate alınmasını sağlamak; üretilen bu ürünlerin pedagojik değerlendirmelerini yaparak toplum, aile ve üretici firmalar ile paylaşmak olarak belirlemiştir.  Derneğimiz, açıldığı günden bu yana kuruluş amacına uygun olarak makaleler, bildiriler, mektuplar, tavsiyeler ile ebeveynleri ve kamuoyunu bilgilendirmiştir. Büyük afetlerden sonra sahada görev almıştır. Pedagoji sohbetleri ve atölyeleri ile birçok uzmana ve alan öğrencilerine ulaşmıştır. Pedagoji Derneği her geçen gün artan üye sayısı ile çocuk alanındaki çalışmalarına devam etmektedir.

KAYNAKÇA

[1]www.dernekler.gov.tr

[2]İslam Ansiklopedisi, Cilt 7, sh. 331

[3]Pedagoji Cemiyeti Dergisi, Cilt I, Sayı 1, 1964, sh. 1

[4]Pedagoji Cemiyeti Dergisi, Cilt I, Sayı 2, 1964, sh. 68

[5]a.g.e, sh. 68

[6]a.g.e, sh. 2

[7]a.g.e, sh. 4

[8]Pedagoji Cemiyeti II. Kongre Raporu, 1949, sh. 2

[9]Pedagoji Cemiyeti III. Kongre Raporu, 1950, sh. 9

[10]a.g.e, sh. 10

[11]a.g.e, sh. 11

[12]Pedagoji Cemiyeti IV. Kongre Raporu, 1951, sh. 5

[13]a.g.e, sh. 6

[14]a.g.e, sh. 8

[15]a.g.e, sh. 9

[16]Pedagoji Cemiyeti V. Kongre Raporu, 1953, sh. 2

[17]a.g.e, sh. 4

[18]a.g.e, sh. 5

[19]www.biyografya.com

[20]Pedagoji Hareketleri, Pedagoji Cemiyeti Yayınları, 1956, sh. 49

[21]Pedagoji Cemiyeti Dergisi, Cilt I, Sayı 1, 1964, sh. 1

[22]Pedagoji Cemiyeti Dergisi CİLT I-III, Sayı 1-12

[23]Pedagoji Cemiyeti Dergisi, Cilt I, Sayı 3, 1965, sh. 174

[24]Pedagoji Cemiyeti Dergisi, Cilt II, Sayı 3, 1966, sh. 480

[25]Pedagoji Cemiyeti, Üye mektubu, 14 Nisan 1970

[26]Pedagoji Dergisi, Cilt I, Sayı 1, 1964

Yazının PDF Halini İndirmek İçin Tıklayınız.

Pedagoji Derneği
Dünyamızda Çocuk Var!

pedagoji derneği