SINAVLAR RUHA AĞIR GELİYOR!

11 Haziran Pazartesi günü medyaya üzücü bir haber yansımıştır. Ankara’da ilköğretim 8. sınıf öğrencisi Nazik Kıraç, SBS’ye saatler kala intihar etmiştir. Öncelikle Nazlı’ya Allah’tan rahmet, başta anne-babası olmak üzere tüm yakınlarına sabır diliyoruz.

Maalesef, benzeri intiharlar YGS, LYS, KPSS gibi sınavların öncesinde ve sonrasında sıkça karşımıza çıkmaktadır. 8. sınıf öğrencisi Nazik Kıraç’ın intihar notu, verdiği mesajlar bakımından anlamlıdır:

“Sevgili ailem! Böyle olmasını istemezdim. Ben de isterdim bu dünyada yaşamayı… Ancak başarılı olamıyorum… Ben dedemin gittiği yere gidiyorum! Sakın benim için ağlamayın. Sizi seviyorum”

Her çocuk bu dünyada doyasıya yaşamak, sevdikleri ile vakit geçirmek ve eğlenmek ister. Okul ise çocuk için hayata hazırlanma, yeni arkadaşlıklar kurma ve sosyalleşme ortamıdır. Okul öğretmek, dahası öğrenmeyi sevdirmek için vardır. Ne var ki, günümüz eğitim sistemi sınav üzerine kurgulanmış ve bunun sonucunda stresli ve kaygılı çocuklar ortaya çıkmıştır. Sınavın bu ağır kaygı ve stresini henüz 14-15 yaşındaki çocukların üzerine yüklemek, hiçbir adalet sistemi ve eğitim anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Acilen eğitim sistemimizin sınav merkezli yapısından uzaklaştırılıp, öğrenme merkezli yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Yoksa kaybedilecek canlara her sınavda yenileri eklenecektir.

Pamukkale Üniversitesi’nin SBS öğrencileri üzerine yaptığı araştırmada SBS’ye hazırlanan öğrencilerin % 64’ünün psikolojisinin bozulduğu saptanmıştır. Bu öğrenciler ciddi oranda depresyon ve kaygı yaşamaya başlamıştır. Sakarya Üniversitesi’nin YGS-LYS’ye hazırlanan öğrenciler üzerinde yaptığı araştırma ise öğrencilerin % 86’sının gelecekteki başarı ve mutluluğun tek yolu olarak sınavı gördüklerini göstermiştir. Bu araştırmaya katılan öğrencilerin % 51’i sınav notunu kendine olan saygısı ile eşdeğer görmüştür.

Nazik’in de “Ancak başarılı olamıyorum” cümlesinde anlatmaya çalıştığı gibi hayatı tamamen başarı denklemine, bunu da sınav başarısı denklemine eşitlemiş, ruh sağlığı bozulmuş bir gençlik yetişmektedir. Kendi değerini, insani değerlerinden ya da yeteneklerinden değil, sınav puanından alan bir gençlik karşımızda durmaktadır.

Psikolojisi sınavlar nedeniyle bozulmuş, mutluluğu ve kendine verdiği değeri sınav puanında arayan bir gençlik bizim hatalarımızın bir sonucudur. Bu konuda hem ailelere hem de devletimize önemli görev düşmektedir. Bu görev hayatın merkezine başarıyı değil insanlığı, insani değerleri taşımak, eğitimi ise sınav odaklı olmaktan çıkarmaktır.

Umuyoruz ki, herkes üzerine düşeni yapar ve Nazik’in masum canı sınavlar nedeniyle kaybettiğimiz son can olur.

Saygılarımızla…

Yazının PDF Halini İndirmek İçin Tıklayınız.

Pedagoji Derneği
Dünyamızda Çocuk Var!

pedagoji derneği