GELECEĞİN SUÇLUSU NASIL YETİŞTİRİLİR?

Haber bültenlerinde sıklıkla karşılaştığımız şiddet olayları, özellikle de çocuklara yönelik işlenen suçlar hepimizi derinden üzmektedir. Bu haberleri duymak birçok anne babayı daha tedirgin ve daha kaygılı yapmaktadır. Savunmasız ve masum olan çocuklara karşı bu şekilde davranabilen insanlar nasıl bir psikoloji içinde bu suçları işlemektedir? Hiç merhamet ve suçluluk duygusu hissetmezler mi? Sonrasında vicdan azabı duymazlar mı? Tüm bu sorular suçlunun nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu, nasıl bir ailede ve hangi tutumlarla büyütüldüğünü anlamamızı gerekli kılmaktadır.

Pedagoji Derneği olarak bizler, çocuğun büyüme sürecinde yapılan önemli hataların, geleceğin suçlusunun yetişmesine zemin hazırladığını düşünüyoruz. Dolayısı ile çocuk yetiştirirken aşağıdaki tutumlardan kaçınmanın doğru bir adım olduğuna inanıyoruz.

Şiddet Öğrenilen Bir Davranıştır

Şiddet, çoğunlukla öğrenilen bir davranıştır. Aynı zamanda sorun çözme anlamında yanlış öğrenilmiş bir tutumdur. Çocuk, anne babasının sorunları nasıl çözdüğünü, birbirine nasıl davrandığını gözlemleyerek büyür. Anne-baba arasındaki şiddeti görerek büyüyen bir çocuk, yüreğinde öfke beslemeyi öğrenir. Daha sonra bu öfkeyi bir sorun çözme yöntemi olarak kendi ilişkilerinde de kullanmayı deneyebilir. Kendinden daha küçük ve zayıf olanlara karşı bu olumsuz davranışı uygulayabilir. Birçok araştırma sonucuna göre evdeki şiddet, çocukları televizyonda seyredilen şiddetten daha olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu sebeple ileride çocuğunun şiddeti bir çözüm yolu olarak öğrenip kullanmasını istemeyen ebeveynler, sağlıklı iletişim yoluyla kendi sorunlarının çözümüne çalışmalıdır.

Şiddet İçerikli Sanal Oyunlar Çocukları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırır

Anne babalar çoğu zaman uslu dursun, fazla yaramazlık yapmasın diye çocukların bilgisayar karşısında saatler geçirmesine göz yumarlar. Hatta çok küçük yaşlarda bilgisayar kullanmasını bir zekâ belirtisi olarak yorumlayıp, gurur duyabilirler. Fakat uzun saatler boyunca bilgisayar karşısında şiddet içerikli oyunlar oynayan çocuklarda, dikkat ve konsantrasyon güçlüklerinin yanı sıra kontrolsüz öfke ve hırçınlık nöbetleri de gözlemlenmektedir. Bu oyunlarda adam öldürerek veya hırsızlık yaparak puan kazanmayı öğrenen çocuklar, zamanla olumsuz olaylara karşı daha duyarsız ve tepkisiz davranabilmektedirler. Bu nedenle, çocuklarını şiddetten korumak isteyen ebeveynler merhamet duygularının örselenmemesi, olumsuz davranışlara yönelik duyarlılığının kaybolmaması için çocuklarını şiddet içerikli sanal oyunlardan uzak tutmalıdır.

Fiziksel Ceza, Çocuk Dünyasına Şiddet Tohumları Eker

Çocuklara verilen cezalar, suç ile orantılı ve suça dair olmalıdır. Çayı döken bir çocuğu banyoya kapatmak ya da fiziksel şiddet uygulamak ona hiç bir şey öğretmez. Çayı döktüğü yeri silmesini söylemek davranış değişikliği için daha iyi bir yoldur.  Anne ve babasından sürekli şiddet gören bir çocuk, öfkeli olmayı, sorunlarını şiddet kullanarak çözmeyi öğrenir. Çocuklarının ileride sorunlarını sağlıklı iletişim diliyle ve doğru sınırlar koyarak çözmesini isteyen ebeveynler, onların olumsuz davranışlarını değiştirmek için daha yapıcı yöntemler kullanmalıdır.

Sorumluluk vermeden, özgüven vermeye çalışmak sakıncalıdır

Sorumluluk duygusu küçük yaşlardan itibaren kazanılır. Yaşına uygun sorumluluk verilen çocuk, kendini yeterli ve değerli hisseder. Çocuklara sorumluluk vermeden özgüven kazandırmaya çalışmak, çocukta şişmiş bir benliğin oluşmasına neden olabilir. Bu yapıldığında, sorumluluk almak istemeyen fakat her şeyi hak ettiğini düşünen bir kimlik yapısının zemini oluşabilir. Kendisi, diğer insanlar ve toplumsal konularda sorumluluk hisseden bir birey yetiştirmenin temeli, çocuğa hak ve sorumlulukları arasındaki dengeyi öğretmektir. Kendisini koruyup gözettiği kadar diğer insanların da sınırları ve hakları olduğunu, bunlara saygı göstermesi gerektiği öğretilmelidir.

Çocuklara yaşına uygun sorumluluklar vererek emeğin ve çabanın kıymetli olduğu hissettirilmelidir. “Harikasın, en güzelsin, en süpersin” şeklinde cümleler yerine, çabasını ve emeğini destekleyen, bunları fark ettiğimizi gösteren onay cümleleri kurulmalıdır. Aşırı koruyucu bir tutum yerine problem yaşadığında yaşına uygun çözüm yollarını bulabilmesi için çocuklara fırsat verilmelidir. Çocukların en ufak problemini anne babanın çözmesi, sağlıklı problem çözme becerilerini köreltir.

Empati, Şiddetin İlacıdır

Çocuklara küçük yaştan itibaren duygularını ifade etmeyi öğretmek, kontrolsüz öfke duymalarını azaltacaktır. Doğru ve güzel bir dille ifade edilen duygular yürekte ağırlık yapmaz, öfkeli davranışlara dönüşmez. Kıskandığını, kırıldığını ve kızdığını söyleyebilen bir çocuk, olumsuz duygularıyla baş etmeyi ve onları yatıştırmayı daha kolay öğrenir. Arkadaşının ne hissetmiş olabileceğini, ne yaşadığını sormak küçük yaştan itibaren ona diğerini ve onun duygularını fark etmeyi öğretir. Çocuklarının kendi duyguları kadar ötekinin duygularını da anlayan, onlara saygı gösteren bir birey olarak yetişmesini isteyen ebeveynler, onlara küçük yaştan itibaren empati kurmayı, sağlıklı iletişim becerilerini öğretmelidir.

Çevresine Karşı Hassas Olan İnsana Karşı da Hassas Olur

Diğer canlılara ve eşyaya iyi davranmak, onları korumak anne baba tarafından çocuğa örnek olunarak öğretilebilir. Çocuklar bazen istemeden, öğrenmek amacıyla ve merak duygusuyla hayvanlara zarar verebilirler. Böyle bir durumda canlarının çok acıyıp, korkacaklarını yaşlarına uygun bir dille anlatmak gerekir. Hayvanlara ve bitkilere zarar vermenin doğru bir davranış olmadığı anlatılarak çocukların empati becerileri geliştirilmelidir. Araştırma sonuçlarına göre adi suçlardan yargılanan kişilerin çocukluk yaşlarında çoğunlukla hayvanlara acı çektiren ve bundan zevk alırcasına bu davranışları sürekli tekrarlayan kişiler oldukları görülmüştür. Bu sebeple çocuklara kendini korumayı öğretirken, çevresindeki canlılara karşı duyarlılığı, şefkat ve merhamet duygularını da beslemek gerekir.

Özetle Pedagoji Derneği olarak biz diyoruz ki, suç oranlarını azaltmanın ve toplumu daha güvenilir kılmanın yolu çocuklarımıza daha doğru yaklaşımlar sergilemekten geçiyor. Bugün suça bulaştığını gördüğümüz her yetişkin bir zamanların masum çocuğuydu. Duyguları örselenmeden ve doğru örnekler sunularak büyütülen çocuklar ileride psikolojik anlamda daha sağlıklı yetişkinler olacaktır.

Her hakkı Pedagoji Derneği’ne aittir ve mahfuzdur.
Kaynak gösterilmek kaydıyla elektronik, dijital, fotokopi ve başka ortamlarda çoğaltılabilir, dağıtılabilir, yayınlanabilir.
Makalenin PDF Halini İndirmek İçin Tıklayınız.

Pedagoji Derneği
Dünyamızda Çocuk Var!

pedagoji derneği