ÇOCUK VE BİLGİSAYAR BAĞIMLILIĞI

Çocukluk, üzerinde işaretler bıraktığımız coşku dolu, üretken, hayatla bir bütün olduğumuz, ‘yaşama adanmış’ bir dönemdir. Bu dönem, bir o kadar da hayata karşı tecrübesiz ve yanılabilir olduğumuz bir dönemdir aslında. Hayatı çoğunlukla deneme-yanılma yoluyla öğrendiğimiz bir yaşama evresidir. Çocuklarımız bu evrede deneme serüveni içinde er-geç bilgisayar ve teknoloji ile tanışır. Masum niyetle başlayan bu keşfetme serüveni farkında olmadan bağımlılığa dönüşebilir. Teknoloji, aslında bir fırsat iken çocuklar için bir tehlike halini alabilir. Ödevleri yapmakta kolaylık olarak çocukların dünyasına giren bu teknoloji zamanla bilgisayar-internet bağımlılığına dönüşebilir.

Aileler ilk önce çocuklarının bilgisayarı öğrenmesini keyifle izler ve bununla gururlanır. Sonrasında evde dağıtan ve koşturan bir çocuk yerine, yerinden kalkmayan, oyuncaklarını dağıtmayan bir çocuk anne-babalara daha avantajlı gelir. Zamanla bilgisayar oyunlarının keyfine varan çocuk ise gerçek oyunlardan tat alamaz olur. Gün geçtikçe bilgisayarda geçirilen süre artar ve ortaya bağımlılık çıkabilir. Kendini durdurmakta zorlanan çocuklar, bilgisayar başında geçirdikleri süreyi kontrol edemezler. Bu kontrolsüzlüğün sonu bağımlılıkla biter.

Bilgisayarın ve İnternetin Zararları

Bilgisayar ve internetin zararları küçük çocuklar üzerinde oldukça çoktur. Bilgisayar ve internet yoluyla çocuklar, erken yaşta sanal da olsa ölüme-öldürmeye ve şiddete maruz kalırlar. Dolayısıyla benlik hamurları, şiddet, öfke ve kanla yoğrulur. Bu durum öfkeli, tepkisel, merhametsiz nesiller yetişmesine sebep olabilir. Bunun zararını ise sadece çocuğun kendisi değil, tüm toplum çeker.Aynı şekilde erken yaşta cinsellikle tanışan çocuklar, ileride cinsel sapmaların eşiğine yanaşabilirler.

Bilgisayar bağımlılığının diğer olumsuz bir sonucu da, sosyal ilişkiler üzerindedir. Yalnızlığını teknolojik bir makine ile gideren çocuklar, zamanla ilişkileri de aynı mekaniklikle yaşamaya başlar. Diğeri ile ilişki kur(a)mayan, öteki ile varoluşsal alanda gerçek bir buluşma yaşayamayan çocuklar kendi yalnız dünyasının mahkumu olurlar. Bir süre sonra evden hiç çıkmak istemezler ve toplumdan uzaklaşırlar. Evde ise ailelerinden uzaklaşırlar. Aile hemen yanı başındaki çocuğunu, toplum bir bireyini kaybederken çocuğun kendisi ise tüm hayatını kaybeder. Zamanla yalnızlaşan çocuk, bu yalnızlığını gidermek için haz aldığı şeylere daha fazla yoğunlaşır. Adeta onda yok olmak ister. Bunun sonucunda da, ortaya derin bağımlılıklar çıkar.

Bilgisayarın bir diğer zararı çocuklarımızı hayalle-gerçek arası bir hayata hapsetmesidir. Bilgisayar ortamında sanal arkadaşlıklar kurup, sanal sohbetler eden çocuklar, dışarı çıkmak gereği bile duymazlar. Hareket etmeye, hele spor yapmaya hiç mecalleri yoktur. Bizden daha yorgun, bizden daha tahammülsüz ve sabırsızdırlar. Çünkü doyasıya koşmadan, hoplayıp zıplamadan, düşüp kalkmadan büyümektedirler. Gerçek hayattan kopan, tüm ilişkilerini ve iletişimini sanal ortama taşıyan çocuk, gerçek hayata çıktığında bocalar. Oradaki ilişki tarzının gerçek hayatta işe yaramadığını görünce yeniden sanal dünyasına döner. Sonuçta gerçeğe temas edemeyen, sanal bir nesil ortaya çıkar.

Bilgisayarda görüntülerin hızlı akışına, peş peşe gelen sahnelere alışan çocuk beyni, okul hayatına adapte olmakta zorlanır. Çünkü beyni daha fazla uyaran istemektedir. Öğretmenin ders anlatımı ona sıkıcı gelmeye başlar ve dikkatini derse yoğunlaştırmakta zorlanır. Bunun neticesinde motivasyon ve konsantrasyon sorunları yaşar ve akademik başarısı düşer.

Boşa harcanan zaman, tükenen ömür, cinsel içerikli sitelere ulaşımın kolay olması ile yitirilen ahlak, ciddi beden sağlığı sorunlarını bilgisayarın diğer zararları arasındadır.Bağımlılığın yanında, bunca zararı da bünyesine alan çocuk, başta kendisi, sonra ailesi ve yaşadığı toplum için riskli bir birey halini getir.

Bağımlılık Belirtileri

Birçok çocuk bilgisayarda oyun oynar. Bağımlı çocukların durumu ise farklıdır. Eğer çocuğunuz;

  • Bilgisayar karşısında vaktinin çoğunu geçiriyorsa, oturduğunda uzun süreli kalıyorsa,
  • Gerçek hayattaki oyunları oynamıyor ve sevdiği başka etkinlikleri yapmıyorsa,
  • Bilgisayar ile vakit geçirmediği zaman sıkılıyor ve huzursuz oluyorsa,
  • Ödev yapması ve ders çalışması gereken zamanı bilgisayarla geçiriyorsa,
  • Bilgisayarı sosyal faaliyetlerine ve arkadaşlarına tercih ediyorsa,
  • Öğretmenleri de çocuğunuzla ilgili farklılıklar gözlemlemişlerse bağımlılıktan şüphelenebilirsiniz. Bu durumda çocuğunuzun bilgisayar kullanımı ile ilgili adım atmak gerekir. Bu adımların ilki çocuğunuzu ve yaşadığınız durumu kabullenip çözüm arayışına girmektir.

Çözüm Önerileri

Çocuğumuzun bilgisayar bağımlılığını önlemek ve azaltmak için adım adım aşağıdaki önerileri uygulayabilirsiniz.

  • Teknolojiyi hayattan çıkaramayacağınıza göre, yetişkin olarak sizler teknolojiyi yararlı kullanma konusunda çocuklarınıza örnek olabilirsiniz. Öncelikle bilgisayarla kendi ilişkinizi gözden geçirmeniz güzel olur. Akşamları işten gelen anne-baba evdeki tüm vaktini bilgisayar karşısında geçiriyorsa, çocuklarıyla oynamak ve onları sevmek yerine ellerini tuşlardan, gözlerini ekrandan ayıramıyorsa, çocuklarına koyacağı bilgisayar yasağının hiçbir anlamı olmayacaktır.
  • Çocuklarınıza varoluşlarını özgürce sergileyerek, üretken olabilecekleri imkanlar sunarak bilgisayara alternatifler oluşturabilirsiniz. Bu işlemi çeşitli kurslarla yapabileceğiniz gibi, eve aldığımız etkinlik malzemeleri ile de yapabiliriz.
  • Başta bilgisayar olmak üzere teknolojik aletleri kullanma konusunda yasaklayıcı değil yönlendirici bir tutum sergileyerek, çocuklara yararlı kullanımı öğretebilirsiniz.
  • Bilgisayarda oyun oynamayı bir hak olarak değil, ödül olarak verebilirsiniz. Örneğin ders çalıştıkları süre kadar bilgisayarda oynamalarına müsaade edebilirsiniz. Yine bilgisayarda oyun oynamaya sadece hafta sonu müsaade etmeniz yerinde olacaktır.
  • Bilgisayarın üretim ve fayda amaçlı kullanımı için çocuğunuzla çalışmalar yapabilirsiniz. Faydalı programlar alıp, onlarla birlikte çeşitli ürünler üretebilirsiniz. Bir yazıcı ile çıktılar alıp ev gazetesi çıkarmak, posterler hazırlayıp duvarlara asmak,her haftanın önemine göre pano hazırlamak gibi.
  • Çocuklarınızla daha fazla vakit geçirip onlardaki aidiyet duygusunu geliştirebilirsiniz. Hem bu şekilde çocuğunuzun maddi ihtiyaçlarını karşıladığımız gibi ruhsal ihtiyaçlarını da karşılamış olursunuz.Birlikte oyun oynamak, etkinliklere katılmak, yarışma yapmak hem çocuklardaki aileye olan aidiyeti geliştirir hem de sevildiği mesajını onlara verir.
  • Bilgisayarı evin ortak kullanım alanının olduğu bir yerde bulundurmak güzel olacaktır.
  • Bilgisayarı, amacı dahilinde kullanabilmek için teknik önlemler alabilirsiniz. Filtreleme yöntemleri, belirlenen süreden bilgisayarın sonra kendini otomatik olarak kapatması gibi.
  • Çocuğumuzun sağlıklı arkadaşlıklar kurması, yaşına uygun sosyal faaliyetlerde bulunması noktasında teşvik edici olabiliriz. Onu olabildiğince arkadaş ortamlarına sokmak, komşu ziyaretlerini sıklaştırmak, maçlar ve buluşmalar organize etmek hem çocuğunuzun sosyalleşmesini sağlar, hem de onu bilgisayardan uzak tutar.
  • Asıl alınması gereken tedbir ise çocuğu bilgisayar dışı etkinliklere yönlendirmektir. Ona yetenekleri doğrultusunda beceriler kazandıracak ortamlar hazırlayabilirsiniz. Müziğe yeteneği olan bir çocuğa bir çalgı aleti çalması konusunda fırsatlar oluşturabilirsiniz. Resim yeteneği olan bir çocuğa gerekli boya ve malzemeler sağlanıp, evde küçük ressama ait bir köşe hazırlayıp, resim yapmaya teşvik edebilirsiniz. Ayrıca bir sporla ilgilenmesi sağlayabilirsiniz. Bir hayvan beslemesi için onu teşvik etmek, koleksiyon yapmaya yönlendirmek gibi diğer etkinlikler de çocuğun meşgul olmasını sağlayacak ve eğlenmek ve can sıkıntısını gidermek için bilgisayara olan ihtiyacını azaltacaktır.

Eğer tüm çabalarınıza rağmen çocuğunuz bilgisayara bağlanmaya devam ediyorsa, o olmadan mutlu olamıyorsa, vaktinin çocuğunu onun başında geçiriyorsa bir uzmandan yardım almanız yerinde olacaktır.

Makalenin PDF Halini İndirmek İçin Tıklayınız.

Pedagoji Derneği
Dünyamızda Çocuk Var!

pedagoji derneği