turkiyepedagoji@gmail.com

0212 487 04 05

Sayın Abdi İbrahim İlaç Sanayi Yetkilileri;

 

Pedagoji Derneği olarak, çocuklarımızı ilgilendiren her konuda değerlendirmeler yaparak bunu ilgili kurum, kuruluş, özel ve tüzel kişiler ve kamuoyuyla paylaşmayı bir borç biliyoruz. Reklamlar, bilgi vermenin yanı sıra ‘algı yönetimi’ işlevi de görmektedir. ‘Tıkalı Buruna Bruno’ isimli reklam filminiz çocukları ilgilendirmektedir. Yayınlamış olduğunuz reklamı, algı yönetimi açısından değerlendirdiğimizde, reklamınızın ebeveyn/çocuk ilişkisini olumsuz etkilediğini düşüyoruz. Bu reklamınıza dair görüşlerimiz aşağıdaki gibidir.

 

Reklamınız, bir çocuğun ağzından dökülen “Bizim amacımız ilgi çekmek!” cümlesi ile başlıyor. Şüphesiz çocuklar, hayata tutunabilmek için baba-annesinin samimi ilgisine ihtiyaç duyarlar. ‘İhtiyaç duyarlar’ diyoruz çünkü çocukların bebeklik döneminde isteklerden öte ihtiyaçları vardır. Çocuk ilgi istemez, ilgiye ihtiyaç duyar. Ağlar çünkü ihtiyaçları karşılanmamıştır. Reklamınız çocukların bu en doğal ihtiyacını olan ilgiyi sanki bir amaç, istek gibi lanse etmektedir. Çocukların istekleri karşılanmayabilir, ancak ihtiyaçları her zaman karşılanmalıdır. Reklamı izleyen anne-babalar çocuğun ilgi ihtiyacı için ağlamasını, oyuncak isterken yaptığı ağlama ile eşleştirebilmektedir. Zihninde bu eşleştirmeyi yapan baba-anneler çocukların ihtiyaçtan kaynaklanan ağlamalarını gereksiz görüp duyarsız kalabilmektedir. “Aman canım, bırak ağlasın! İlgi istiyor” cümlesi zaten toplumumuzda yaygınken, çocuğun ilgi ihtiyacını, şımarık bir oyuncak isteği gibi lanse etmek doğru değildir.

 

Reklam filmindeki çocuk, “O anne, gecede 5 kere yanıma gelecek” derken hiç de masum değildir. Oysa çocuğun, annesini yanına çağırması bir patronun verdiği emir değil, bir ihtiyacın sonucudur. Ürününüzü alsın-almasın reklamınızı seyreden herkesin, algı yönetimi yoluyla bu cümledeki alt mesajı alması muhtemeldir ve bu alt mesaj maalesef olumsuzdur. Çocuklarına can-ı gönülden hizmet etmekten memnun olduğunu bildiğimiz annelere, ‘Hayır! O küçük canavarlar sizi parmağında oynatıyor; sizin haberiniz bile yok’ şeklinde bir mesaj verilmektedir. Bu mesajın baba-anne ve çocuk arasındaki bağlılık duygusunu zedeleyeceğini düşünmekteyiz.

 

Ayrıca reklamınız çocuğa dair masumluk algısını bozmakta, bizleri ‘masum çocuk’ algısından ‘patron çocuk’ algısına sürüklemektedir. “Annem rahat etsin diye bütün gece uyuyamam” şeklinde kabadayı ağzı ile söylenen cümle, çocukları annesine rahatsızlık vermek için yaşayan narsist bir varlıkmışçasına lanse etmektedir. Bu yaklaşım ebeveyn-çocuk arasındaki ‘güvenli bağlanma’ya da zarar vermektedir.  Stres ve özellikle de kaygı, ‘güvenli bağlanma duygusu’nu zedeleyen temel faktördür. Reklamınızda masum çocuklar baba-anneler için bir stres kaynağı olarak gösterilmekte, üstelik stresi ‘bilerek, isteyerek, hatta inat olsun diye’ oluşturdukları izlenimi verilmektedir. Bu durum bağlılık duygusunu iyiden iyiye zedelenmektedir.

 

Uluslararası Reklam Uygulama Esasları’nın 18. maddesi “Çocuklara ve gençlere yönelik ya da onları konu alan pazarlama iletişimi gerçekleştirilirken, çok dikkatli olunmalı ve ayrı bir özen gösterilmelidir.” der ve devam eder: Bu tarz iletişimler ebeveynlerin sorumluluklarını, değerlendirmelerini sarsacak beyanlarda bulunamaz. Söz konusu reklamınız açık bir şekilde bu maddeyi ihlal etmektedir.

 

Baba ve annelerin çocuğa yönelik algısını olumsuz etkileyebilecek olan reklam filminizi yayından kaldırmanızı talep ediyor ve çocuğu konu alan tüm reklamlarınızda, daha hassas ve duyarlı davranmanızı temenni ediyoruz.

 

Saygılarımızla…

 

- Bildirinin PDF formatını indirmek için tıklayınız.

Yorumlar

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın

Yorum Yaz

To Top ↑