turkiyepedagoji@gmail.com

0212 487 04 05

Her hikâyenin, romanın ve filmin bir kahramanı vardır. Masal dinlerken, tarihi bir olayı okurken veya bir sinema filmi izlerken karşımıza kahramanlar çıkar. Tüm hikâyeyi onlarla beraber yaşar, onlarla heyecanlanır, onlarla beraber üzülür ve güleriz. Kahramanlarda kendimizden bir şeyler gördüğümüzde onunla özdeşim kurup daha fazla etkileniriz. Bu kahramanlar kendi serüvenlerine eşlik eden insanları etkiler ve bazen onların hayatlarında ciddi izler bırakabilirler.

 

Çocukların dünyasında kahramanlar daha fazla öneme sahiptir. Çizgi filmler, çizgi romanlar, masallar ve hikâyelerde geçen kahramanlar çocuklarda unutulmaz izler bırakır. Çocuklar kahramanlarla daha fazla özdeşim kurar ve onlardan daha fazla etkilenirler. İster görsel olsun ister anlatı olsun kahramanlar, çocukları kendi dünyalarına çeker ve onların dış dünya ile kendileri üzerinden sanal bir tecrübe yaşamalarını sağlarlar.

 

Çocuklar kahramanlara kendilerini kaptırdıklarında dış görünüşte ne kadar sakin gözükseler de hayal olarak olağanüstü hareketlidirler. Özellikle dinledikleri bir hikâyede veya masalda tüm görsel kurguyu kendileri oluşturur ve kahramanlarına kendilerinden pek çok özellik katarlar. Bu onların kahramandan daha fazla etkilenmelerini ve hikâye bittiğinde bile kendilerinde kahramandan bazı özelliklerin devam ettiğini düşünmelerini sağlar. Uçan bir kahramanın olduğu masalı dinleyen bir çocuk masaldan sonra kanepelerin üzerinden atlıyor veya kendine hemen bir pelerin yapıyorsa kahraman hala çocuğun dünyasında maceraya devam ediyor demektir.

 

Çocuklar serüvenlerini paylaştıkları kahramanların karakterlerinden de çok etkilenirler. Bu kahramanları kendilerine rol model alırlar. Kahraman iyiliksever biri ise iyiliği, hareketli biri ise daha fazla hareketi veya sorunları vurma-kırma ile çözen biri ise aynı şekilde çocuklar da vurup kırarak kendini ifade etmeyi tercih edebilirler. Şiddet içeren oyunlar oynayan veya şiddet kullanan kahramanların olduğu çizgi film izleyen çocuklarda şiddet içeren davranışlar gösterme olasılığı artmaktadır. Veya çokça izlediği bir çizgi filmin kahramanının konuşma şekli ile konuşmaya başlayan çocuklar olabilmektedir. Kahramanın tekrar eden davranış kalıbı çocuğa rol model olur ve çocuk da aynı davranışı tekrar eder.

 

Kahramanlar çocuk dünyasının önemli bir şekillendiricisi olduğu için çocukların muhatap olduğu kahramanlarda seçici olmak gerekmektedir. Çocuklarımızı şiddet, küfür, argo ve hakareti bolca kullanan kahramanlardan uzak tutmak görevimizdir. Hakeza yalan söyleyen, eşine sadık olmayan, çevresini aldatan kahramanlar da çocuklarımıza kötü örnek olmaktadır. Milli ve manevi değerlerimizle dalga geçen, onlarla alay eden ya da onları yok sayan kahramanlardan çocuklarımızı korumak biz yetişkinlerin görevidir.

 

Kahramanlar çocukların hayatında bu kadar önemli bir yere sahipken ve onların kişilik dünyasının şekillendirirken maalesef ki çocuklarımıza sunulan kahramanlar genelde sanal kahramanlardır. Batman, Spider Man, Ben Ten ya da Barbie, Wings veya Çilek Kız gerçekte yaşamış kahramanlar değildir. Tamamen kurgudurlar. Bir kişilikleri, kimlikleri, hayata bakış tarzları yoktur. Bir ruha sahip değildirler. Bu kahramanlar tamamen sanaldır. Hâlbuki çocukların sanal değil gerçek kahramanlara ihtiyaçları vardır.

 

Çocuklarımızı batı kültürünün ticari amaçlarla oluşturulmuş sahte kahramanları ile beslemek yerine kendi kültürümüzün kahramanları ile yetiştirmek hepimizin görevidir. Cesaret, kahramanlık, ilim, merak, zarafet, merhamet gibi birçok konuda çocuklarımıza kendi kahramanlarımızı rol model olarak sunmamız gerekmektedir. Bizim kültürümüz her alanda yeteri kadar gerçek kahramanı sunmaktadır. Tarihimiz Metehan, Bilge Kağan, Battal Gazi, Battani, Farabi, Biruni, İbni Sina, Alparslan, Cezeri, Selahattin Eyyubi, Uluğ Bey, Mevlana, Yunus Emre, Fatih Sultan Mehmet, Ulubatlı Hasan, Ali Kuşçu, Piri Reis, Mimar Sinan, Hezarfen Ahmet Çelebi gibi nice gerçek kahramanlara tanıklık etmiştir. Son 100 yılda, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda ve sonrasında dahi birçok kahraman bu toprakların bağrından çıkmış ve dünyaya örnek olmuştur.

 

Anne-babalar olarak bize düşen tarihimizin kahramanları ile çocuklarımızı buluşturmak, onların hayatlarını öğrenip çocuklarımıza aktarmaktır. Yazarlarımıza düşen bu kahramanlarımızı tanıtacak öyküler kaleme almaktır. Yapımcılara düşen ise kendi kahramanlarımızın yer aldığı çizgi film ve animasyonlarla kendi kültürümüzü çocuklarımıza tanıtmaktır. Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Kültür Bakanlığı’na düşen görev ise bu kahramanlarımızı okulun içine daha çok katmaktır. Unutulmamalıdır ki kahraman çocuklar yetiştirmek ancak tarihe mal olmuş kahramanların yeni nesillerle buluşturulması ile mümkündür.

Yazının PDF halini indirmek için tıklayınız.

Yorumlar

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın

Yorum Yaz

To Top ↑