TRT’ye ve Süper Dadı’ya Mektup

Sayın TRT Yetkilileri;

Pedagoji Derneği olarak size yakında yayına girmiş olan Süper Dadı programı hakkında fikir bildirmek amacıyla yazıyoruz. Dernek olarak çocuğun olduğu, çocuğa dair planlamaların yapıldığı her programı dikkatle inceliyor ve uzman görüşlerini toplayarak programın üreticileri ve yayıncıları ile paylaşıyoruz. TRT’nin TRT Çocuk ve TRT Okul ile çocuklara yönelik attığı olumlu adımları memnuniyetle takip ediyoruz.

Süper Dadı projesinin annelere çocuklarını eğitmede yol göstermek niyetiyle hazırlanmış olduğunu biliyoruz. Bizzat psikolog eşliğinde, ailelere çocuklarının sorunlarına doğru yaklaşım sergilemeleri öğretmek amacıyla yola çıkmış bir program olduğunun farkındayız. Şüphesiz ülkemizde çocuğun eğitimine dair atılacak çok adım vardır. Sizlerin atmış olduğu bu adım, dernek olarak bizde çeşitli kaygıları uyandırmaktadır.

  • Öncelikle ziyaret edilen ailede ele alınan çocuk, medya ile tüm topluma ifşa edilmiş olacaktır. Çocuğun sorunları tüm arkadaşları ve öğretmenleri tarafından açıkça bilinecektir.  Bu durum çocuğun onuruna ve haklarına ve özellikle anayasada belirtilen yüksek yararına aykırıdır. Program bu haliyle gizlilik ilkesinin en temel etik ilke olduğu psikolojik danışmanlıkta, bu ilkeyi de açıkça çiğneyecektir. Uzmanlar tarafından çocuğa konulacak olan tanı, medya ile bir etiketlemeye dönüşüp çocuğun hayatını etkileyebilecektir.
  • Çocuğun sorunları ve özeli zaman içinde çeşitli video sitelerinde de yayınlanacak ve o çocuk yetişkin olduğunda, hakkındaki bu olumsuz görüntülerle baş etmek zorunda kalacaktır. Kimse çocukluk sorunlarının internette dolaşmasını istemez ve bunu istememek en temel insani hakkıdır.
  • “Süper”, “hiper”, “mega” gibi klişe haline gelmiş ve pazarlama mantığını anımsatan bir ibarenin psikoloji içerikli bir programda kullanılması son derece rahatsız edicidir.
  • Programda canlandırma yapmak amacıyla çocuklara şiddet uygulandığı, annelerin çocuklarına bağırdığı, vurduğu ve korkuttuğu görülmüştür. Canlandırma için çocuklar birbirine şiddet uygulamıştır. Oyun, rol ya da canlandırma için bile olsa çocuğun şiddete ve tehdite maruz bırakılması büyük bir hatadır. İnsanlara doğruyu öğretmek için kullanılan bu yöntemden derhal vazgeçilmelidir.
  • Çocuğa yönelik programlarda bir tek psikologla yola çıkmak yerine pedagog, psikolog ve psikiyatristlerden oluşan bir ekiple yola çıkmak daha doğru olacaktır. Bir uzman teşhisinde ve tedavisinde yanılabilirken birçok uzmanın birlikte aldıkları karar, çocuk açısından daha az risk içerecektir.
  • Çocuğun sorunun ifşa edilmesi gibi aile mahremiyeti de ihlal edilecektir. Aile içinde yaşanan sorunlar aileye özeldir. BBG mantığı ile eve kamera yerleştirerek ailenin özelini, hanesini, sorunlarını kamuoyu ile paylaşmak aile birlikteliğini olumsuz etkileyebilecektir. Bu program izleyicileri, özellerini daha çabuk ifşa etmeye yönlendirebilecektir.
  • Bir diğer kaygımız programda kullanılacak yaklaşımla alakalıdır. Programın sitesinde belirtildiği-üzere programda bilişsel-davranışçı yaklaşım kullanılacaktır. Bu yaklaşım, program yolu ile onaylanmış ve yaygınlaştırılmış olacak ve diğer faydalı yaklaşımlar geri planda kalacaktır. Bir yaklaşımın her zaman doğru sonuç vermesi beklenmez. Bunun yerine programda çoklu yaklaşım kullanılması daha faydalı olacaktır.

Yukarıda belirttiğimiz kaygılar eşliğinde programı yeniden gözden geçirmenizi tavsiye eder, saygılar sunarız.

trt ve süper dadıya mektup